EKOPOLİTİK - Bir ülkede gazeteciler haber yaptıkları için tutuklanıyor, medya kuruluşları kayyım uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor, yazarların ülkelerine dönmeleri engelleniyorsa orada yalnızca basın mensuplarının değil, toplumun haber alma ve düşünce özgürlüğünün de tartışılması gerekiyor demektir.

Çünkü basın özgürlüğü, gazetecilerin kendi meslekleri için istedikleri ayrıcalıklı bir hak değil; yurttaşın gerçeğe ulaşabilmesinin, olup biteni öğrenebilmesinin ve kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesinin temel güvencelerinden biridir. Bugün Türkiye'de gazetecilerin, yazarların ve basın meslek örgütlerinin yükselttiği ses tam da bu nedenle önem taşıyor. “Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Sansüre hayır, habere özgürlük!” Bu çağrı, yalnızca bir mitingin, yürüyüşün, gösterinin sloganı değil; mesleğini özgürce yapmak isteyen gazetecilerin ve düşüncelerini korkmadan ifade etmek isteyen insanların ortak talebidir.

Denizli Haber Mustafakemalkayaköşe (5)-3

GAZETECİLİĞE, YAZARLIĞA, GERÇEĞE DOKUNMA!

Yazarlar Sendikası (TYS) Türkiye'ye girişi yasaklanan tanınmış yazar Kemal Yalçın için Denizli'de imza kampanyası başlatırken, "Halk Tv'nin kayyuma devredilmesi, ünlü gazeteci ve Cumhuriyet Yazarı Murat Ağırel'in tutuklanması ve son olarak da BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı'nın yeniden cezaevine gönderilmesi yazar-çizer sendika ve derneklerinden sonra Türkiye'deki basın-yayın ve gazeteci örgütlerini de ayağa kaldırdı. Denizli'de Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve TYS Denizli Şubesi Tüyap Denizli Kitap Fuarı'nda başlattığı "Kemal Yalçın Evine Dönsün" Kampanyası'nı sürdürürken, İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) de 24 Ekim Cumartesi günü kentteki diğer meslek örgütleri ile birlikte bir yürüyüş düzenliyor. İGC'nin eylemi aynı günde ülke genelinde 11 kentte düzenlenecek yürüyüşlerin bir parçası olarak gerçekleştirilecek. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin konuyla ilgili; "Artık yeter! Nefes alamıyoruz; sansüre hayır, habere özgürlük!" başlıklı basın açıklamasında; "Meslek örgütlerinin temsilcileri ile gerçekleştireceğimiz eş zamanlı yürüyüşte tüm meslektaşlarımızı, halkımızı basın özgürlüğüne sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz" denildi.

Denizli Haber Mustafakemalkayaköşe (6)-3

GAZETECİLİK VE YAZARLIK BİR TÜR KAMU HİZMETİDİR!

Ülkemizde son dönemde ortaya çıkan sıcak gelişmeleri özetleyecek olursak; Halk TV'nin kayyım yönetimine devredilmesi, gazeteci ve Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel'in tutuklanması ve BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı'nın yeniden cezaevine gönderilmesi, basın özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı ve adeta alevlendirdi. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, ev hapsi uygulamaları, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerine erişim engelleri, basın meslek örgütlerinin itiraz ettiği başlıca konular arasında yer alırken, bunun basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı üzerindeki etkileri de göz ardı edilemez. Gazetecilik, iktidarların hoşuna giden haberleri yayımlamakla sınırlı bir meslek değildir. Gazetecinin görevi soru sormak, araştırmak, belgelemek ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Bu görev yerine getirilirken ortaya çıkan iddiaların hukuka uygun biçimde değerlendirilmesi kadar, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmeleri de önemlidir. Unutulmamalıdır ki özgür basının olmadığı yerde yurttaş, kararlarını sağlıklı bilgiye dayanarak verme olanağını da kaybeder.

"ARTIK YETER YÜRÜYÜŞÜ" 24 EKİM CUMARTESİ 11 İLDE VE İZMİR'DE!

İzmir’deki yürüyüş saat 14.00’te Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden başlayacak ve Alsancak Limanı’na doğru devam edecek. İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC)'nin konuyla ilgili duyuru ve çağrısı ise şöyle; "Basın meslek örgütleri olarak, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, ev hapsi uygulamaları ile medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerinin kapatılmasına karşı tüm Türkiye’de 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te 'Sansüre Hayır, Habere Özgürlük' diyerek eş zamanlı eylem gerçekleştireceğiz. Halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz:

Deni̇zli̇ Haber Murtafakemalkaya3 (1)-1

İZMİR'DEN BU SES YÜKSELECEK;

Artık yeter, nefes alamıyoruz. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; sadece gazetecilerin değil itiraz eden herkesin sansüre uğradığı bir düzene sessiz kalmayacağız. Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun temel hakkıdır. İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak, halkın haber alma hakkı ve özgür basın için halkımızı, tüm meslektaşlarımızı yürüyüşümüze katılmaya, dayanışmayı büyütmeye ve birlikte ses yükseltmeye davet ediyoruz."

İGC; "ARTIK YETER, NEFES ALAMIYORUZ; SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!

Evet, İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin (İGC) çağrısıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te İzmir'de düzenlenecek “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” yürüyüşü, basın meslek örgütlerinin dayanışma arayışının bir parçası. İzmir'deki yürüyüş, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanılmasıyla başlayacak ve Alsancak Limanı’na doğru devam edecek. Yürüyüşte gazeteciler, meslek örgütleri ve basın özgürlüğüne destek veren yurttaşların bir araya gelmesi amaçlanıyor. İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin mesajı açık: Gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, halkın doğru bilgiye ulaşabildiği ve sansür kaygısının mesleki faaliyetleri belirlemediği bir ortamın korunması. Bu çağrıya kulak vermek, yalnızca gazetecilerin sorunlarıyla ilgilenmek anlamına gelmez. Aynı zamanda toplumun bilgi edinme hakkının ve demokratik yaşamın temel unsurlarının tartışılması ve korunması anlamına da gelir.

Denizli Haber Mustafakemalkayaköşe (4)-6

YAZAR KEMAL YALÇIN EVİNE DÖNSÜN!

Öte yandan Türkiye’ye girişi yasaklanan Denizli Honazlı tanınmış Yazar Kemal Yalçın için doğup büyüdüğü memleketinde başlatılan imza kampanyası sürüyor. Denizli'de Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve TYS Denizli Şubesi’nin Tüyap Denizli Kitap Fuarı'nda 17 Ekim'de başlattığı "Kemal Yalçın Evine Dönsün" Kampanyası bu kez de Kitap Fuarı'nda düzenlenen bir forumla devam etti. Denizlili edebiyatçılar, yazarlar, sanatçılar ve sanatsevenler TYS Denizli Temsilcisi Hakan Keysan’ın yönettiği "Kemal Yalçın Burada" söyleşisine katıldılar. Ve hem yapılan uygulamanın haksızlığını vurguladılar, hem de yasaklı Yazar Kemal Yalçın’la ilgili anı ve görüşlerini paylaştılar. Emanet Çeyiz adlı romanıyla Türk edebiyatında mikro tarih belgesel roman tarzında yeni bir çığır açan, “Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü ile Türkiye-Yunanistan Dostluk ve Barış Ödülü” nün de sahibi, “40’ın üzerinde kitabı ve çok sayıda ödüllü” olan ünlü Yazar Kemal Yalçın’a 11 aydır uygulanan Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılmasına yönelik Denizli’de bir çağrı metni hazırlanmış ve imzaya açılmıştı. Türkiye Yazarlar Sendikası, Sunak Dergisi, Nikbinlik, Büyük Menderes İnisiyatifi tarafından başlatılan kampanya kitap fuarı sonrası da devam edecek.

Denizli Haber Keysan1

AÇILSIN MEMLEKET KAPILARI, BU DAVET DENİZLİ’NİN!

Bir de aslında aynı düzlemde tartışılması gereken Denizli'den yükselen başka bir çağrı var. 11 aydır hakkında Türkiye'ye giriş yasağı uygulanan, Denizli'nin Honazlı yazar Kemal Yalçın için memleketinde başlatılan “Kemal Yalçın Evine Dönsün” imza kampanyası. 17 Ekim'de TÜYAP Denizli Kitap Fuarı'nda başlatılan kampanya, aynı fuarda 22 Eki’de düzenlenen “Kemal Yalçın Burada” başlıklı söyleşi ve forumla yeniden gündeme geldi. TYS Denizli Temsilcisi Hakan Keysan'ın yönettiği buluşmada Denizlili edebiyatçılar, yazarlar, sanatçılar ve okurlar bir araya gelerek Yalçın hakkındaki görüşlerini paylaştı ve Türkiye'ye giriş yasağının kaldırılması çağrısında bulundu. “Emanet Çeyiz” romanıyla tanınan Kemal Yalçın, eserlerinde insan hikâyeleriyle toplumsal hafızayı buluşturan bir yazar. Yalçın için yürütülen kampanya, bir yazarın ülkesine dönebilmesi talebini; edebiyat, ifade ve basın özgürlüğü tartışmasıyla bir araya getiriyor. İnsan bazen doğduğu topraklardan uzakta yaşayabilir. Ancak insanın memleketiyle kurduğu bağ, yalnızca coğrafi sınırlarla açıklanamaz. Dil, edebiyat, anılar ve kültürel hafıza da bu bağın ayrılmaz parçalarıdır. Bu nedenle Kemal Yalçın için yürütülen kampanyanın temel talebi açık: Türkiye'ye giriş yasağının gerekçeleri ve hukuki dayanağı kamuoyunca tartışılabilmeli, yasağın kaldırılması yönündeki çağrı da ilgili makamlarca değerlendirilmelidir. Bu tartışma, aynı zamanda kültürel hayatın özgürlüğü ve insanların kendi ülkeleriyle kurdukları ilişki üzerine düşünme fırsatı da yaratır.

Denizli Haber Mustafakemalkayaköşe (1)-12

Denizli Haber Mustafakemalkayaköşe (2)-8

KALEMİN SESİ KISILIRSA TOPLUM NEYİ DUYACAK?

Sonuç; Gazeteciler haberleriyle, yazarlar kitaplarıyla, sanatçılar eserleriyle topluma seslenir. Bu seslerin birbirinden farklı olması, demokratik bir toplumun gereği ve doğal sonucudur. Her habere katılmak, her yazarı beğenmek ya da her görüşü benimsemek zorunda değiliz. Fakat farklı görüşlerin ifade edilebildiği, eleştirinin yapılabildiği ve kamusal, toplumsal meselelerin özgürce tartışılabildiği bir ortamın önemini kabul etmek zorundayız. İzmir'de düzenlenecek yürüyüş ile Denizli'de sürdürülen “Kemal Yalçın Evine Dönsün” kampanyası, farklı başlıklar altında aynı temel soruyu gündeme getiriyor: İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edebiliyor mu, gazeteciler görevlerini yapabiliyor mu, yazarlar eserleriyle toplumla buluşabiliyor mu? Bu soruların yanıtı, yalnızca basın mensupları ve edebiyat dünyasını ilgilendirmiyor. Herkesi ilgilendiriyor. İşte bu yüzden bugün söylenmesi gereken söz açık: Gazeteciye özgürlük! Yazara özgürlük! Habere özgürlük! Çünkü kalemin özgürlüğü, toplumun nefesidir…

Denizli Haber Keysan2