Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizlere emanet edilen Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. Yılını her yıl olduğu gibi bu yılda büyük bir gurur ve onurla kutlayacağız. Cumhuriyet bir milletin küllerinden yeniden doğuş destanıdır. Atatürk’ün o unutulmaz sözüyle, Cumhuriyet "Bilhassa kimsesizlerin kimsesi" olmuştur.

Bir kadın gözüyle baktığımda, Cumhuriyet kelimesi bana en çok ‘Umudu’ hatırlatıyor. Tarihe bakıyorum da, önce evladını cepheye yollamış, çarıksız, yorgun ama inancından bir zerre bile kaybetmemiş analar, bu topraklarda yaşayan herkesin kaderini kendi elleriyle yazabileceğinin inancını gösterdi bizlere. Çünkü Atatürk’ün de dediği gibi, "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir."

İnsan araştırıp okuyunca, o dönemin zorluklarını daha derinden anlayabiliyor... Yoklukla, imkansızlıkla boğuşan bir millet, sadece siyasi bir rejim kurmadı, adeta bir medeniyet hamlesi yaptı. Harfleriyle, sanatıyla, fabrikalarıyla, okullarıyla ayağa kalkan bir milletin hikayesidir Cumhuriyet. O yüzden Cumhuriyet Bayramı, sadece geçmişin zaferlerini kutladığımız bir tören olarak algılamak yerine, zaferin bize bıraktığı mirasa ne kadar sahip çıktığımızı sorguladığımız bir vicdan günüdür.

Bugün sokaklarda ellerinde bayraklarla koşan çocukların gözlerine baktığımda, 103 yıllık bu ulu çınarın köklerinin ne kadar derine uzandığını göreceğiz. Bizler, bu topraklarda yaşayan her bir birey, kökenimiz ne olursa olsun bu ortak toprağın ve bayrağın etrafında bir arada durabildiğimiz sürece güçlü olduğumuzu unutmamalıyız.

Yaşasın Cumhuriyet!