Sıcak bir yazın ardından sararıp dökülmeye başlayan yapraklar, rüzgar pencerenin pervazını yavaşça açan serin rüzgar. Yazın o tatil ve gezme telaşı yerini sonbahar ile sükunete bırakır. Akşamları bir fincan kahve yerine sıcak demli bir çay veya bitki çayları alır. Havalar bir sıcak bir soğuk olsa da o ezber bozan ve bir o kadar da tanıdık endişe sarar dört bir tarafımızı Yine kış geldi yine nezle grip ve kış hastalıkları…
Gazetelerde, internet sitelerinde, köşe bucak her yerde salgın hastalıklardan korunma reçeteleri yayınlanıyor, Oysa şifa bazen çok uzağımızda değil, hatta mutfağın bir köşesinde olabilir. Size bugün kışın bizleri koruyacak olan kırmızı çaydan bahsetmek istiyorum.
Bilirsiniz, doğa bize her mevsim ayrı bir özellikle yeniden doğar. Kışın o kasvetli günlerinde vücut sistemimiz zayıflayıp da bedenimiz "Bana yardım et" diye seslenirken, içindeki o zengin C vitamini deposu, antosiyaninler ve polifenoller adeta minik birer asker gibi hücrelerimizi korur.
Peki kırmızı çay nasıl hazırlanır. Hazırlaması da bir o kadar basit ve pratik. Bir bardak kaynar suyun içine iki çay kaşığı kurutulmuş hibiskus yaprağı bıraktığınızda, suyun o saniyeler içinde nasıl koyu bir kırmızı renk aldığını göreceksiniz. Beş dakika sabredip süzdükten sonra, içerisine bir çay kaşığı bal ve bir dilim limon koydunuz mu güçlü bir kış çayını kendinize hazırlamış olursunuz. Herkese şimdiden sağlıklı ve güzel bir hafta sonu diliyorum.